+90 312 229 04 00
baskan@kabip.org

TURUNCU DERGİSİ RÖPORTAJI

KABİP Başkanımız Gülfidan Şüheda Çalışkan, kadın dergisi Turuncu'ya röportaj verdi.

04.10.2025

Sayın Başkanım,

Öncelikle bize kısaca kendinizi tanıtır mısınız?

Ankara’da doğdum. Samsun İmam Hatip Lisesi’nin ardından Gazi Üniversitesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümünü bitirdim. Başörtüsü sorunu nedeni ile öğretmenlik başvurusu yapamadığım için kamuda görev alamadım ve yüksek lisans eğitimimi tamamlayamadım. Dershane ve özel okullarda öğretmenlik yaptıktan sonra emekli oldum. Şu anda eğitim danışmanlığı yapmaktayım ve özel bir akademide ders vermekteyim. Bugüne kadar birçok STK’da görev yaptım. Evli ve üç çocuk annesiyim. Yayımlanmış bir şiir kitabım vardır.

KABİP nedir? Ne tür çalışmalar yapmaktadır, biraz açar mısınız? 

2016 yılında Ankara’da kurduğumuz STK’larda Kadın Birliği Platformu (KABİP), kadın temsilcilerin dayanışmasını esas alan, kökleri sağlam, idealleri derin bir çatı kuruluşudur. Bugün platformumuz, 40’a yakın dernek, vakıf ve sendika gibi sivil toplum kuruluşlarının kadın temsilcileriyle birlikte, ortak akıl ve ortak vicdanla hareket eden güçlü bir birlikteliği temsil etmektedir.  Bizler sadece Türkiye’de değil, Balkanlar’dan Orta Asya’ya, Afrika’dan Orta Doğu’ya kadar uzanan bir gönül coğrafyasında kadın dayanışmasını temsil ediyoruz.

Vizyonumuz; ülkemizde ve dünyada gelişen toplumsal olaylar karşısında, inanç ve medeniyet perspektifinden kadın gözüyle gören, sivil toplum kuruluşları ile etkili yön verebilen, sonuç odaklı çalışabilen ve çözüm üreten ortak bir çatı kuruluş olmaktır.       

Misyonumuz; insan ve insan hakları, aile, kadın, çocuk ve genç eksenli çalışmalar yapmak, kadınların toplumsal, kültürel ve ekonomik alanda güçlenmesini sağlamaktır. Bizler, toplumsal meselelerde, kadının özgün bakışını yansıtan, yol gösteren bir duruşun taşıyıcılarıyız. Kadının sesiyle yükselen bu duruş, sadece bir temsilden ibaret değil; aksine sahada varlık gösteren, gerektiğinde müdahil olan bir sivil toplum enerjisidir. İnsan onurunu merkeze alan her meseleyi gündemimize alarak kamuoyu oluşturmayı, sorumluluk almayı ve harekete geçmeyi görev bilen bir anlayışla çalışıyoruz. Çünkü inanıyoruz ki sivil toplumda kadın eli; merhametin, adaletin, sürekliliğin ve derinliğin temsilcisidir.

Platformumuz, üyesi olan tüm STK’ların kadın temsilcileriyle birlikte, ülkemiz ve gönül coğrafyamız yararına projeler üretmeye, kalıcı izler bırakmaya ve hayra ortak olmaya devam edeceğiz.  KABİP, sadece bir STK değil; kadınların sesi, dayanışma ağı ve değişim platformudur. Her bir proje, her bir etkinlik, kadınların toplumsal görünürlüğünü ve gücünü artırmak için bir adım niteliğindedir.

“Güçlü kadınlar, kudretli toplumlar kurar.”

Yeni dönem başkanı olarak KABİP’in vizyonundaki “medeniyet perspektifi”ni nasıl somutlaştıracaksınız? Ve “inanç ekseninde kadın bakışıyla çözüm üretmek” için ilk adımlarınız neler olacak?

KABİP’in vizyonunda yer alan medeniyet perspektifi, aslında geçmişin birikimi ile bugünün sorunlarını aynı masada buluşturmak demek. Biz, kendi medeniyet değerlerimizi sadece nostaljik bir hafıza değil; bugünün sosyal, ekonomik ve kültürel meselelerine çözüm üretecek dinamik bir kaynak olarak görüyoruz. Bunun somut adımı, fikirleri hayata taşımakla başlar. Örneğin, şehir planlamasından aile politikalarına, eğitimden iş dünyasına kadar farklı alanlarda medeniyetimizin insana bakışını referans alacak projeler geliştireceğiz. Kısaca, “medeniyet”i raflardan indirip sahaya taşıyacağız.

İnanç ekseninde kadın bakışı ise bizim için bir slogan değil, bir yöntem. Kadının sezgisi, adalet duygusu ve toplumsal hassasiyetleri; inancın rehberliğiyle birleştiğinde çok etkili çözümler ortaya çıkıyor. İlk adım olarak, kadınların bilgi ve tecrübesini üretim süreçlerine doğrudan katacak mekanizmalar kuracağız. Atölyeler, danışma kurulları, saha araştırmaları ile kadınların sesi doğrudan merkeze ulaşacak.

Yani biz, kadınların sadece sorunları konuşan değil; çözümü kendisi üreten aktörler olmasını sağlayacağız. Bu yaklaşımın hem KABİP’in vizyonunu kuvvetlendireceğine hem de ülkemizin ortak geleceğine yön vereceğine inanıyorum

Vizyonunuzda ‘gönül coğrafyası’ vurgusu dikkat çekiyor. Balkanlar, Orta Asya ve Afrika’daki kadın STK’larla iş birliği projelerinizde KABİP’in rolü ne olacak? Somut hedefleriniz var mı?

Gönül coğrafyası kavramı bizim için sadece bir duygu değil, aynı zamanda stratejik bir sorumluluk. Çünkü ortak bir tarih, kültür ve inanç bağıyla birbirimize bağlıyız. Bu coğrafyalarda insanımızın yaşadığı sorunlara kulak tıkamak, aslında kendi geleceğimize sırt çevirmek demektir. KABİP’in buradaki rolü; köprü kurmak. Balkanlar’da, Orta Asya’da, Afrika’da STK yönetimlerindeki kadınlarla istişareler yoluyla ortak bir vizyon geliştirmeyi, Türkiye’nin birikimini küresel bir tecrübeye dönüştürmeyi hedefliyoruz.  Bu coğrafyalar yalnızca kültürel yakınlığımızı değil; aynı zamanda ekonomik, sosyal ve insani iş birliği kapasitemizi de yansıtan bölgeler. Bu bağlamda KABİP, kadın odaklı sivil toplum kuruluşları arasında kalıcı iş birliği ağlarının kurulmasına öncülük edecektir. 

Somut hedeflerimiz var elbette: Yerel kadın STK’larla ortak eğitim programları, liderlik atölyeleri ve dijital yetkinlik projeleri geliştirerek sürdürülebilir kurumsal kapasiteyi güçlendirmeyi hedefliyoruz. Eğitim ve liderlik programları ile genç kadınların hem kendi ülkelerinde hem de bölgesel ölçekte daha etkin rol almalarını sağlayacağız. Kadın girişimcilik ağı kurarak, üretici kadınların ürün ve hizmetlerini bölgesel ticaret ağlarına entegre edecek bir “Kadın Ekonomi Platformu” oluşturmayı da planlıyoruz, bu sayede kadınların üretim potansiyeli sadece yerel değil, küresel pazarlara da açılacaktır. 
Çatışma, yoksulluk, savaş ve göç gibi krizlerden doğrudan etkilenen kadın ve çocuklar için ortak projeler yürüteceğiz. Burada KABİP’in rolü; Türkiye’nin tecrübesini sahaya taşımak, aynı zamanda bölgedeki yerel ihtiyaçlara duyarlı politikalar geliştirmektir.

Kısacası KABİP, STK’larda kadın iş birliğini tek taraflı bir destek ilişkisi olarak değil; karşılıklı öğrenme, ortak üretim ve küresel ölçekte görünürlük sağlama süreci olarak kurgulamaktadır. Bu vizyon, hem kadınların bölgesel kalkınmada daha etkin rol almasını sağlayacak hem de küresel barış ve adalet perspektifine kalıcı katkılar sunacaktır.

KABİP, ‘aile-kadın-çocuk-genç’ ekseninde kamuoyu oluşturmayı misyon ediniyor. Yeni dönemde acil eylem alanınız hangisi olacak?  (Örn: dijital şiddet, çocuk işçiliği, aile içi kriz)

KABİP olarak, ‘aile-kadın-çocuk-genç’ ekseninde toplumsal farkındalık yaratmayı ve kamuoyu oluşturarak çözüm üretmeyi misyon ediniyoruz. Platformumuzu kurduğumuz günden bugüne kadınlar için umut, dayanışma ve değişimin merkezi;  hak, adalet ve özgüven yolunda bir rehber; inançla yoğrulmuş bir çözüm odağı olduk. Yalnızca bir platform değil, aynı zamanda bir yol arkadaşlığı sunduk. Yeni dönemde de önceliğimiz, aile yapısının bozulmasını önlemek ve toplumda giderek derinleşen ahlaki çöküşe karşı somut adımlar atmak olacak. Dijital şiddet, kadın ve çocuk istismarı, aile içi krizler, yoksulluk ve farklı sebeplere dayalı çaresizlik gibi kadının var olduğu her alanda hızlı müdahalelerle hem aileyi hem de değerlerimizi korumayı hedefliyoruz. Acil eylem alanlarımızdan biri de hiç kuşkusuz dijital şiddet. Çünkü artık aile mahremiyetine, kadın onuruna ve çocukların masumiyetine en ağır darbeler ekranlar üzerinden geliyor. Görünmez ama çok yıkıcı bir şiddet bu. Çocuğu oyun adı altında bağımlı kılan, genci kimlik bunalımına sürükleyen, kadını sanal zorbalıkla susturan, aileyi sessizce çökerten bir tehditten söz ediyoruz. Biz bu sessiz yıkıma karşı etkin bir toplumsal set kurmak istiyoruz. Aileyi bilinçlendirmek, gençlere dijital direnç kazandırmak ve çocukların masumiyetini yeniden koruma altına almak zorundayız. 

Platformunuz ‘farklı fikirdeki kadınları’ ortak hedefte buluşturuyor. Bu çoğulcu yapıyı ‘medeniyet değerleri’ çerçevesinde nasıl sürdürülebilir kılıyorsunuz? Çatışma değil, sinerji nasıl sağlanıyor?

Bizim platformumuzda farklı STK’lardan ve farklı çalışma alanlarından kadınların bir araya gelmesi aslında çatışma değil, tam tersine büyük bir zenginlik oluşturuyor. Çünkü biz meseleye farklılıkların keskin uçlarından değil, ortak bir medeniyet temelinden bakıyoruz. Her fikir, her kültür aslında aynı insani değerlere işaret ediyor: adalet, merhamet, dayanışma ve insan onurunu koruma ve insanlığa faydalı olma. Biz de bu ortak zemini sağlamlaştırarak ilerliyoruz.

Farklılıklarımızı ayrışma sebebi değil, birbirimizi tamamlayan renkler gibi görüyor, farklılıkların kattığı derinliği kucaklayarak yol alıyoruz. Çünkü biliyoruz ki insanlık, en büyük sıçramalarını çoğul bakış açılarının buluştuğu anlarda yapmıştır. Biz de bu vizyonla, çatışma ihtimallerini diyalogla, ön yargıları güvenle, kırılmaları ise ortak hedeflerle dönüştürüyoruz Sürdürülebilirliği de tam burada yakalıyoruz: medeniyet değerlerini ortak payda olarak koyduğumuzda, kimse kendi kimliğini kaybetmiyor; aksine ortak hedefler için daha büyük bir sinerji doğuyor. Çatışma zemini yerine birlikte üretme, birlikte çözüm bulma zemini kurduğunuzda zaten dayanışma kendiliğinden gelişiyor, evrensel bir çağrıya dönüşüyor. Bu sinerjiyi mümkün kılan şey, tek bir perspektifi dayatmak değil; çoğulcu ufku yeniden inşa etmektir. Buradan hareketle kadınların sesi, sadece kendi toplumlarında değil, küresel ölçekte de bir umut dili haline geliyor. Bizim hayalimiz, bu ortak dili yarınlara taşıyarak yeni bir medeniyete ilham vermektir.

Erkek egemen STK kültürüne rağmen kadınların karar mekanizmalarında etkisini artırmak için somut taktikleriniz neler?

Öncelikle belirtmeliyim ki KABİP sadece kadın STK’ların değil öncü tüm STK’ların kadın temsilcilerinin yer aldığı bir platform. STK kültüründe, erkek egemenliğinin, kadınların karar mekanizmalarında görünürlüğünü sınırlayan bir gerçek olduğunun da bilincindeyiz. Maalesef bazı STK’ların kadın temsilcisi bile yok. Biz KABİP olarak bu durumu değiştirmek için somut ve stratejik adımlar atıyoruz. Kadınların yönetim kurullarında ve karar alma organlarında daha fazla yer alması için açık ve ölçülebilir hedefler koyuyoruz. Bu, sadece sembolik değil, etkin bir katılımın teminatıdır.

Tabi toplumsal dönüşümün, sadece kadınların çabasıyla gerçekleşemeyeceğinin de bilincindeyiz. Bu nedenle erkek paydaşlarımız ve STK temsilcilerimizle istişareler yoluyla toplumsal ve ortak projeler, çalışmalar yürütüyoruz. Yani ötekileştirmeden, cinsiyet ayrımı gözetmeden STK’larda kadın egemenliğini eşitleme çabasındayız.

Bu vesileyle, kadın lider adaylarını destekleyen liderlik eğitimleri aracılığıyla kadınların bilgi ve deneyimlerini arttırıyoruz. Böylece kadın sadece arka planda kalmayıp, sözlerinin ağırlığını artıracak donanıma sahip oluyor. Yalnızca temsil edilmekle kalmıyor, etkili bir karar verici hâline geliyor.  

Aynı zamanda katılımcı STK’ların yönetim süreçlerini izliyor, kadınları karar sürecinde görünür kılıyoruz. Bu, geçici bir önlem değil, eşitlik perspektifiyle sürdürülebilir bir değişimin zemini. Bizim yaklaşımımız, kadınları güçlendirmekle kalmayıp, toplumsal normları dönüştürmeyi, erkeklerle eşit ve iş birliği içinde bir STK kültürü oluşturmayı hedefliyor. Erkek liderlerin de dönüşümün bir parçası haline gelmesi, karar süreçlerindeki engelleri azaltıyor ve kapsayıcı bir kültürün yerleşmesini sağlıyor. Sonuçta değişim, stratejik, somut ve kapsayıcı adımlarla mümkün.

Amacımız, çatışmaya girmeden, sistemi daha dengeli ve kapsayıcı hâle getirmek. Kadınların etkin rol alması hem STK’ları hem de toplumun tüm paydaşlarını dahil eden bir dönüşüm demektir. Kadınların sesi sağlıklı toplumun olmazsa olmazıdır.

Yeni başkan sıfatıyla; Gülfidan Ş. Çalışkan’ın sivil toplum ateşini yakan olay neydi? Sizi bu mücadeleye iten ‘medeniyet kodlarınız’ nelerden besleniyor?

Ben bu soruyu şahsi olarak değil KABİP bünyesinde emek vermiş ve halen vermeye devam eden dostlarımız adına yanıtlamak isterim. Zira KABİP benliğin değil biz olmanın adresidir. Başkanlık sistemimiz de dernek ve vakıf temsilcilerimizin teveccühüyle şekillenen bir bayrak yarışıdır. 

Bizim sivil toplum mücadelemiz, hareketimiz, yolculuğumuz aslında ailelerimizde başladı. Kadim kültürümüz yardıma muhtaç olanlara el uzatmayı, düşenin yanında olmayı ve komşuluk haklarını hayatın doğal bir parçası olarak görüyordu. Evimizde bu değerler sadece öğüt değil, yaşamın gerçeği olarak vardı; bayramlarda, özel günlerde veya günlük hayatta yardıma ihtiyaç duyan herkesin yanında olmayı ve ihtiyacı olana yetişmeyi kendi hazlarımıza tercih etmeyi öğrenerek büyüdük. Bu kadim medeniyet, bizim için sadece bir miras değil, toplumsal sorumluluğu ve omuzdaşlığı hayatımızın temel ilkesi hâline getirdi.  

Lise yıllarında başlattığımız küçük iyilik projeleri, bu aile kültürünün bir yansımasıydı. Üniversite yıllarında ise bu tutku daha sistematik hâle geldi; farklı STK’larda gönüllü olarak çalıştık, kadınların, gençlerin ve çocukların hayatına dokunmayı öğrendik. KABİP’in kuruluşundan itibaren platformda yer alan tüm dernek ve vakıf temsilcilerimizle birlikte bu yarışa öncü bir şekilde destek verdik. Bu, değerleri toplumsal bir ses hâline getirme çabamızın doğal uzantısıdır. Bizi bu mücadeleye iten, medeniyet kodlarımızın manevi değerleri, birliktelik ruhu ve adalet anlayışıdır.

Bu değerler, kadınların karar mekanizmalarında etkinliğini artırma ve toplumsal fayda üretme tutkumuzla birleştiğinde, KABİP’in vizyonunu hayata geçirme kararlılığımızı besliyor. Bugün, bir başkan olarak her adımımızda, bu değerlerle yol alıyor ve değişimi kadınların gücüyle somutlaştırıyoruz. Ve biliyoruz ki KABİP, bir kişinin değil, büyük bir ekibin, gönüllülerin, dernek ve vakıf temsilcilerinin özverili emeğiyle yükselen bir platformdur. Bugüne gelmemiz, bireysel çabalardan değil, birlikte hareket etmenin gücünden kaynaklandı. 

KABİP, bizim ortak değerlerimiz ve birliktelik ruhumuzla gelişen, iyilik öncülerini bir araya getirmeyi, dayanışmayı görünür kılmayı amaçlayan, kadınların sesi olan bir çatı platformudur; çünkü toplumsal değişim, ancak birliğin gücüyle mümkündür.

Kadınlar bir araya geldiğinde, bireysel olarak mücadele edemeyecekleri sorunlara karşı kolektif bir ruh oluştururlar. Ayrı ayrı sesleri duyulmayabilir, ama birleşince sesleri çok daha etkili çıkar. Farklı hayat deneyimlerine sahip kadınlar, sorunlara farklı bakış açıları ve çözümler sunar. 

Kadınların bir araya geldiği platformlar, politika, eğitim, sağlık ve ekonomi gibi alanlarda daha etkili girişimler yapabilir. Bu, hem yerel hem küresel düzeyde fark yaratır.
Kadın STK’ları, özellikle kadın hakları ve fırsat eşitliği konusunda toplumu bilinçlendirme konusunda önemli bir rol oynar. Birlikte hareket etmek, kampanyaların ve projelerin etkisini artırır.

Kadınların birleşmesi, genç kadınlar için rol model oluşturur. Bu, yeni nesil liderlerin yetişmesini destekler. Kısaca, kadın STK’larının birleşmesi yalnızca sayı olarak değil, etki olarak da güçlenmek demektir. İyilik öncülerini birleştirmek, “güçlü kadın, kudretli toplum” vizyonunu somutlaştırır. Sorunuza tekrar dönecek olursak: Biz bu mücadelenin içine doğduk. Kadınların sesi, hak arayışı ve toplumsal sorumluluk bilinci, nesiller boyunca aktarılmış bir miras gibi bizde şekillendi. Sadece farkındalığı yaşamak yetmez; onu sorumlulukla taşımak, paylaşmak ve çoğaltmak gerekir. KABİP’te birleşen her kadın, bu mirası omuzlarında hisseder ve kendi deneyimiyle güçlendirir. Biz öncü STK’ların kadınlarını birleştirerek, sadece bir platform oluşturmakla kalmıyor; topluma, genç kuşaklara ve gönül coğrafyamıza umudu, cesareti ve kararlılığı aktarıyoruz.

Birlik olduğumuzda, farkındalık kişisel bir duygu olmaktan çıkar, toplumsal bir güç haline gelir. Biz, bu gücü sorumlulukla yöneten kadınların birliğiyiz.

Kadın dayanışmasını ‘turuncu’ renkle özdeşleştirsek… Sizin için TURUNCU’nun KABİP’teki karşılığı nedir? (Örn: enerji, üretkenlik, devrim)

Turuncu renk, genellikle güç, cesaret ve umut gibi değerleri temsil eder. Canlı, dikkat çekici bir renktir; risk almayı, aktif olmayı ve liderliği çağrıştırır. STK’lar için motivasyon ve dinamizm anlamına gelir. Farklı grupları, bireyleri ortak bir amaç etrafında toplama mesajı verir. Özellikle kadın hareketlerinde ve toplumsal farkındalık kampanyalarında öne çıkar:

Turuncu, bizim için de sadece bir renk değil; enerji, cesaret ve birlikte üretme gücünün sembolü. Turuncu, kadınların farklılıklarını zenginlik olarak kucaklayıp ortak hedefler için bir araya gelmesini, kendi potansiyelini ortaya koyup dayanışmanın somut adımlara dönüşmesini ve yeni fikirleri cesurca hayata geçirmesini temsil ediyor. Ayrıca bu röportaj aracılığıyla, Turuncu Derneğimizin yayın organı olan dergimiz de, KABİP’in çalışmalarının geniş kitlelere duyurulmasında önemli bir rol oynadı. Bu durum, hem birlikteliğimizin gücünü hem de sosyal etki alanımızdaki zenginliği gözler önüne seriyor.

İcra kapasitesi yüksek çatı kuruluş’ olma hedefi için genç kadınlara nasıl bir rol biçiyorsunuz? Üniversiteli gençler KABİP’te nerede konumlanacak?

Biz gençlere gözlemci değil, aktör rolü biçiyoruz: projelerin tasarımından uygulamasına, karar süreçlerinden liderlik fırsatlarına kadar her aşamada aktif olacaklar. Üniversiteli gençler ise özellikle yenilikçi fikirler, dijital yetkinlikler ve sosyal etki projeleri ile platformun dinamizmini artıracak bir konumda yer alacak. Gençlik bizim için paha biçilmez bir hazine. Onlar bizim geleceğimiz ve umudumuz. Bu zorlu çağda gençleri dinlemek, anlamaya çalışmak, gençlerin yaralarını sarmak sadece “acıyı azaltmak” değil, aynı zamanda gençleri yeniden hayata bağlamak ve umutla güçlendirmekle mümkün. Bu, psikolojik destek, eğitim, güvenli ortam ve toplumsal birlikteliği gerektirir. Bu birlikteliğin sağlıklı inşa edilmesi, gençlerin topluma tekrar güvenle bağlanmasını sağlar. Aile ve topluluk desteği de güven duygusunu pekiştirir. Gençlerimizin STK’lardaki varlığı ve gönüllülük iş birliği, hem platformumuzun gücüne güç katar hem de onların aidiyet duygusunu arttırır. Toplumsal dönüşümün sürdürülebilirliğini garanti altına alır. Bu ortak çabayla daha sağlam bir gelecek, daha etkili bir yarın kurulur.

Turuncu Dergi okurlarına somut bir iş birliği çağrısı: ‘Gönül coğrafyamızdaki bir kız çocuğu için bugün ne yapabilirsiniz?’ sorusuna KABİP’in yanıtı ve okurdan beklentiniz nedir?

Turuncu sadece bir yayın organı değil aynı zamanda sosyal sorumlulukların bilincini taşıyan bir kadın dayanışma derneğidir ve kurulduğu günden bu yana KABİP bünyesindedir. Bu minvalde KABİP olarak yanıtımız da net: “STK’ların aile birliğini güçlendirmenin, kadını korumanın en sağlam yolu olduğu biliniyor. Kadını korumak demek, aslında geleceği korumak demektir. Aile birliğinin ve bütünlüğünün sağlanmasını, her kız çocuğunun güvende olmasını, temel haklarına erişmesini ve sesinin duyulmasını önceliyoruz. Bu sadece eğitim hakkını değil, savaş ve kriz bölgelerindeki çocukların yaşam hakkını, acil ihtiyaçlarını da kapsıyor. Farkındalık çalışmaları, bilinçlendirme seminerleri, atölyeler düzenliyoruz. “Ailenin korunması kadının korunmasıdır” mesajını yaygınlaştırmak için bünyemizdeki farklı vakıf ve derneklerimizle istişareli ve koordineli biçimde çalışıyoruz. 

Okurlarımızdan, gönüllülerimizden, destekçilerimizden beklentimiz, küçük de olsa somut adımlar atmaları. Bir mazlumun yanında olmak için illa büyük işler yapmanıza gerek yok. Bazen bir çocuğun eğitimine destek olmak, bir kadının kendi ayakları üzerinde durabilmesi için eğitimine katkı sağlamak, bir gönüllü etkinliğe katılarak elini taşın altına koymak yeterlidir. Bir yardım kampanyasına destek verebilir, az da olsa düzenli bağış yapabilir veya farkındalık yaratacak bir projeye katılabilirsiniz. Her katkı, yalnızca bir kadının, gencin, çocuğun hayatını değiştirip dönüştürmekle kalmaz, inancı ve umudu da büyütür. Bizim medeniyetimiz paylaşmayı, yükü birlikte taşımayı, ‘komşusu açken tok yatan bizden değildir’ ilkesini öğretmiştir. O yüzden diyoruz ki: Kim bir mazlumun gözyaşını silebilirse, aslında bütün insanlığın onurunu korumuş olur.

Okurlarımızdan ricam, yakınınızdaki güvenli bir STK’ya dost olun. İhtiyaç sahibi bir mazlumu fark edin. Hiçbir şeyiniz yoksa tebessümünüzü, emeğinizi, zamanınızı bağışlayın. STK’lara çağrım: İyilik yarışında güçlerinizi birleştirin ve birbirinizi güçlendirin. Hep beraber omuz omuza olursak, kazanan mutlaka iyilik olur.

Bize bu fırsatı sunduğu için Turuncu Dergimize ve ekibimize gönülden teşekkürlerimizi sunuyorum.

Saygılarımla...

İlgili Dosyalar
Tüm hakları KABİP'e aittir.
Yazılım Tasarım OMEDYA